Tehlike Öngörü yazı dizimize üçüncü bölüm ile devam ediyorum.
Bu sefer yazıma bir anımı anlatarak başlamak istiyorum. Bana tehlike öngörü yapmayı ve önemini anlatan Takahiro TAKAKİ öğretmenim ile bir anımı paylaşacağım sizlerle. Firmanın ilk günleriydi. Japonya’da 4 aylık oryantasyondan yeni dönmüştük. Yanına çağırdı; “Okan san bu fabrikanın en üst yöneticisi sen olacaksın. Önce güvenliği sağlaman gerek. Uyulması gereken güvenlik kurallarını yaz.” dedi.
Nasıl heyecanlandım anlatamam. Hemen oturdum yazmaya başladım. Kendimi hocama gösterme fırsatı bulmuştum. Yazdıkça yazıyordum. Bütün bilgimi tecrübelerimi aktarıyordum. 100 üzerinde madde yazmıştım. Çıktı alıp hemen Takaki hocamın yanında aldım soluğu. Kağıtları uzattım. Birşeyler demeye çalışıyordum ki! Hocam aldığı gibi kağıtları yırtıp çöpe attı. Başını kaldırıp bakmadı bile.
Şaşkınlığım geçince, üzülmek yerine nerede hata yaptım diye düşünmeye başladım. Yazdığım maddelerin üzerinden tek tek geçmeye başladım. Üçüncü turda bazı maddelerin kendini tekrarladığını hissettim. Yanlış hatırlamıyorsam 47 maddeye düşürdüm. Yeniden çıktı alıp hocamın yanına gittim. 2 sayfa kağıdı uzattım. Kağıtları alıp başını kaldırdı; “Anlıyorsun, anlıyorsun ama yavaş anlıyorsun.” dedi ve kağıtları buruşturup çöpe attı.
Bu sefer anlamıştım ben bu madde sayısını azaltmalıydım. Müthiş bir hırs yapmıştım bu sefer doğrusunu yapacaktım. Oturdum ve 20 maddeye düşürdüm. Çıktı aldım. Dün o kağıdı bulunca bu anı an ve an aklıma geldi. 3 günümü almıştı bu çalışma! Heyecanla Takaki hocamın yanına gittim. Kağıdı uzanıp elimden aldı. Gülümseyerek yüzüme baktı ve “Hadi say bakalım.” dedi. Başladım;
Kıyafet kurallarına uyun
Güvenlik tertibatı giyin
……
…..
….
Yok arkadaş üçüncü gelmiyor aklıma. Üçgün de üç maddeyi yazamamışım aklıma. Kağıdı geri uzattı. “Bak sen bile sayamadın. Git bunları 3 maddeye düşür” dedi. Ogün yazdığım 20 kural;
Kıyafet kurallarına uyun
Güvenlik tertibatı giyin
Kişisel hijyeninizi koruyun
Kişisel güvenliğiniz için sorumluluk alın
Temiz bir çalışma alanı sağlayın
Çalışma prosedürlerini takip edin
Acil bir durumda nasıl hareket edeceğinizi öğrenin
Meydana gelen kazaları bildirin
Güvenli olmayan koşulları bildirin
Nesneleri dikkatli bir şekilde kaldırın
Aşina olduğunuz makineleri çalıştırın
Mola zamanlarını kullanın
Çalışma alanınızda kalın
Uyanık ve dikkatli kalın
Çıkışları açık tutun
Yardım isteyin
Dikkat işaretleri kullanın
Uygun ekipman kullanın
Belirlenmiş alanlarda yemek yiyin
Güvenlik kılavuzlarını takip edin
Güvenlik kurallarının anayasasını yazmış oldum. Güvenlik Anayasasının 3 kuralı:
ELLER CEPTE DOLAŞILMAZ!
ÇALIŞAN İLE KONUŞULMAZ!
YAPTIĞIN İŞE UYGUN GÜVENLİK EKİPMANI KULLAN!
Bana aslında o gün ilk Tehlike Öngörü çalışması yaptırmıştı. Hem de bunu sessiz eğitim vererek öğretti. Bana uygulama esaslarının ilk üç aşamasını nasıl geçeceğimi de göstermiş oldu.
Sevgiyle kalın. Sizlerinde böyle güzel anıları biriksin…
Dün Türkiye’nin bu eğitime çok ihtiyacı vardı! Dün aslında çok geçti. 20 yıldan fazladır bu eğitimi veriyorum. Hayatın aslında her aşaması için alınması gereken özel bir eğitim bu.
Özellikle tecrübeler ile birlikte paylaşıldığında ayrı bir anlam kazanıyor. 6 Şubat 2023 gününden bu yana hemen herkes deprem konuşuyor. İnanılmaz uzmanlar türedi. Hergün televizyonlara çıkıp en uzman benim diyorlar. Aslında yarattıkları psikolojik yıkım depremin yaptığından fazla. Neresinden baksam elimde kalıyor!
Eğitime KYT için;
Kill
Your
Television
kısaltması olduğunu vurgulayarak başladığımı hatırladım. Televizyon sizlere dönüp geriye baktığınızda pişmanlık yaratacak algı oluşturur sadece. Çocukluğuma gittim. Yıllar öncesine televizyonların ilk defa hayatımıza girdiği yıllara. Muhammed Ali’nin boks maçlarını seyredebilmek için uykusuz kaldığımız günlere. Pazar günleri artistik buz pateni ve klasik müzik günüydü. O gün farkında değildik tehlikenin bu kadar bize yakın olduğunu. Kolumuz kırıldığında göremedik tehlikeyi.
KYT belki de bir gençlik tiyatrosudur. Kim bilebilir ki.
KYT, Kiken Yochi Training yani Tehlike Bulma Eğitimidir. Tehlikeleri öncesinde tespit etsek, belirlesek, önlem alsak daha iyi olmaz mı? Yaşamları kurtarsak. Ölmesek daha iyi olmaz mı? Yaralanmasa kimse!
Meşhur kaza pramidini hepimiz biliriz. Başımız yanmadan hatırlamayız nedense. 6 Şubat depreminde 40 binin üzerinde açıklanınca ölen sayısı, bir sayı olmaktan çok daha fazlası olduğunu. 40 bin ölümün peşine 1milyon 200 bin kişinin sakat kaldığını, 12 milyon insanın yaralandığını bilmek üzüntümü arttırıyor. Verdiğim eğitimlerin arasında en değerli olanı sanırım bu.
Tehlike Öngörü bir hayat felsefesi olmalı. Özellikle bir devlet, toplum, siyaset politikası olmalı.
Geçtiğimiz hafta sonu Antalya’da 2021 Cumhuriyet Kupası Açık İkili Briç Şampiyonası vardı. Türkiye’nin en iyi oyuncularının çoğu oradaydı. Boyumuzun ölçüsünü aldık ve döndük.(B finalinde 100 takım içinde 41.) Yolda yürürken kendi kendime “Kalk gidelim sevdiğim bu el bize yaramaz, anam yaramaz” türküsünü mırıldandığımı hatırlıyorum. Olsun! Daha yaşım genç önümüzdeki maçlarda telafi ederim. Tam bu üzüntüyü yaşarken iyi haber İstanbul’dan geldi. TBF’nin (Türkiye Briç Federasyonu) yaptığı sıralamaya göre Ata Briç Derneği’nde an itibarıyla 2021 yılı birincisiyim (494 sporcu içinde) Güncel sıralamayı bu linkten görebilirsiniz. https://mp.tbricfed.org.tr/ranking/by-club?club=506&year=2021&month= An’ı yaşamayı severim, mutluluğu ertelemeye gerek yok. Yıl sonunu bekleyemedim kesin sonuç için, belki de yerim değişir yazacak bir şey kalmaz, yıl sonuna kadar kim öle kim kala. Dereyi görmeden paçayı sıvamışsın diyenlere “carpe diem” diyorum.
Hazır briç konusunu açmışken hiç bilmeyenler için bir şeyler yazmalıyım. İlk söyleyeceğim şudur: İskambil kağıdıyla oynandığı için kafanızdaki “kağıt oyunu, kahvehane oyunu” ön yargısını silin bir kere. İsmet İnönü, Erdal İnönü, Bill Gates, Nafiz Zorlu, Ömer Şerif, Atilla Dorsay, Hınçal Uluç, Dwight D. Eisenhower, Warren Buffet, Martina Navratilova, George Jacobs, Ömer Şerif, Woody Allen, Güven Erkaya, Li Lanquing gibi ünlü ve başarılı kişiler boş işlerle uğraşır mı? Hepsi çok iyi birer biriççi.
Briç zekâ ve yetenek oyunudur. İçinde bilgi, iletişim, uyum, konsantrasyon, dayanışma, psikoloji, sezgi, analiz, karar verme vardır; hayata dair her şeyi içerir, hayatın ta kendisidir. Gerçek bir beyin oyunudur, uluslararası bir spor dalıdır. Briç federasyonumuz ve bir briç milli takımımız var. Ortaklığa ve uyuma dayanır, bireysel başarı söz konusu değildir. Ortak düşünme ve beraber çalışmayı öğretir. Ortağınızın kartlar aracılığıyla size ilettiği bilgileri yorumlayıp, rakibinizin gücünü de hesaba katarak ortak haneye katkı sağlama çabasıdır. Briçte tek başına ben böyle düşündüm karar verdim mantığı yoktur, eşler (ortaklar) arasında kurulan anlaşmalar büyük önem kazanır. Ortağa ve rakiplere saygı esastır. Ayrıca sosyalleşmeyi, özgüveni artırır ve çok iyi bir çevre edindirir. Değişik puanlama sistemleri vardır. Esas olan zon bağlayıp, o zona ait puanları alıp verilen ikramiyelerle, oyunu kazanmaktır. Şilem ve grand şilem gibi en yüksek değerli bağlamalar da işin tadı ve keyfidir. Briç müzikle birlikte evrensel bir dildir. Günün her saatinde internet üzerinden bir yabancıyla ortak olup dünyanın herhangi ülkesindeki başka yabancılara karşı oyun oynayabilirsiniz. Turnuva brici şansın etkisini en aza indirmesi nedeniyle satranca benzetilebilir
Bu oyunda ihtiyat- atılganlık, korku-cesaret, mantıkla-duygusallık, akıl- hırs en uygun şekilde dengelenir. Ne çok sağlamcı olmalı ne de büyük risklere girmeli, en iyisi ideal bir karışım kurmaktır. Tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi, hayatın yansımasıdır bir anlamda. Aile ve iş yaşamında karar almak da böyle değil midir? Yani elimizde veriler, deneyimlerimiz ve içgüdülerimiz, biraz da paramız var karşıda da hayatın dayatmaları ve gücü (Briçte rakip takım diyelim) var. Kendimiz, eşimiz, çocuğumuz ve ortağımız için en doğru sağlıklı sağlam kararı vermeliyiz.
Olumsuz dağılımları sükunet ve disiplinle karşılanmasını gerektirir. İyi bir briççinin iyi bir evliliği, başarılı olduğu bir işi ve sosyal çevresi vardır.
Briç spordur: Çünkü sporu tanımlayan tüm unsurları içermektedir. Disiplin, kurallar, etik, katılım, eğitim, rekabet, performans, konsantrasyon, mücadele ruhu, dayanıklılık, dürüst oyun (Rakibin elini görmek bile istemeyiz) öyle ya; zeka sporu deyip de rakibin elini dikizlemek hoş değil. (Yine de her şeye rağmen büyük turnuvalarda ortaklar birbirinin yüzünü, gözünü, kaş göz işaretini görüp; manyel, sinyal, tüyo vs olmasın diye masanın ortasına paravan konur ve eşler birbirinin yüzünü görmezler)
Briç öğrenmesi kolaydır, zor olan iyi briççi olabilmektir. Her oyunda yeni bir şey öğrenir, yeni bir ders alırsınız. Briç o kadar iddialı bir oyundur ki ortada maddi bir çıkar yokken eşler oyun sırasında birbirine girebilir, oyun yarıda kalabilir. Çünkü ortada zor durumlar karşısında ortakların kağıt diliyle birbirlerine önerdikleri çözüm yolları (zekâ önerileri) vardır. Duruma göre size doğru gelen eşinize göre yanlış olabilir o an için bir rekabet ve çekişme içindesiniz. Herkes akıllı(!!) olduğuna ve kimse zekâsına toz kondurmayacağına göre ortaklar başlar kavgaya. Bu durum belki de gizliden gizliye bilinçaltında (Veya alenen) yapılan zekâ savaşı veya gizlenemeyen kibirdir.
Briç oynarken tam bir sessizlik hakimdir; salonda çıt çıkmaz, kütüphane ortamı oluşur oyuncular susar, kağıt ve zekâlar konuşmaya başlar. Akıl ve mantık çerçevesinde doğru karar vermeye ve uygulamaya çalışırsınız. İyi bir briççi anlık karar verebilme yetisine sahip olmalı duygularını ve ruh halini iyi yönetebilmelidir. Briç oynayan insan alzheimer ve parkinson olmaz. Oynarken oynadığınız eli düşünürken, zihninizdeki güncel problemleri unutur ve stresin etkisini azaltabilirsiniz. Bu arada oynanmış elleri oyun sonunda rakiplerle ve ortakla analiz etmek çok keyiflidir. Maç sonu yapılan spor proğramları gibidir. Öyle olsaydı, böyle olsaydı diye uzar gider…
Briç birçok Avrupa ülkesinde ve İsrail’de zorunlu derstir. Türkiye’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi başta olmak üzere 12 üniversitede seçmeli ders olarak verilmektedir. Çocuklarınızı erken yaşlarda briçe yönlendirin lütfen. http://www.bricciyiz.biz/genc/Secmeli.aspx
Yazımı ünlü briççilerden alıntılarla bitireyim. Mısırlı aktör Ömer Şerif “Seks yaparken briç düşündüğüm çok oldu ama briç oynarken seksi hiç düşünmedim” demiş. Woody Allen da brici seksle kıyaslıyor: “Sevişmek briç oynamak gibidir, eğer iyi bir partneriniz yoksa iyi bir eliniz olmasını ummalısınız.”